Hayrulah's profileBafra_BafraPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
April 24 MUHABBET İÇİN SOHBETMUHABBET İÇİN SOHBET Bizi bir araya getiren,sohbet meclisi kurduran ve bu vesile ile rahmetini üzerimize sağnak,sağnak yağdıran Rab’imize mahlukatın nefesleri sayısınca şükürler olsun. Sohbet yolunu açan, sohbet ile çocuğunu diri diri toprağa gömecek kadar taşlaşmış gönülleri nur menbağı yapan Habib-i Ekrem efendimize selam olsun ! Allah ‘ ın Habibinin takva ile amel işleme , insanları nazar ve sohbet yolu ile irşad etme usulünün varisi olan; büyüğümüz ,gönül aydınlığımız ve sohbetçimiz ,nasihatçımız Gavs-ı Sani hazretlerinin Allah makamını alî eylesin. Kardeşlerimiz , bugünkü sohbetimizin konusu ; SOHBET ! Sohbet gönüllerin sevgi ve muhabbetle birleşmesidir. Biz şimdi sohbetteyiz. Sohbet sadece bilgilenmek için gelinen yer değildir. Sohbette bilgiden ,malumattan daha fazlası vardır. “ Aynı mecliste bulunmak, yan yana durmak, kalplerle kaynaşmak, sözden çok davranışlarla anlaşmak, halden anlamak, hal ve tavırlarla birbirini etkilemek, içten içe dertleşmek, gönülden gönüle haberleşmektir.” Sohbet. “ İnsan hayatı sohbet üzere kuruludur. Sohbet, kendi cinsiyle bir olmak, ortak dille dertleşmek ve aynı hayatı paylaşmaktır. İnsan, ünsiyete muhtaçtır. Ünsiyet, birileri ile yalnızlığı gidermek, derdi dindirmek, sevgiyi paylaşmak ve muhabbet etmektir.” Sohbetin sahibi olan büyüğümüzün bize öncelikle bir emridir. “Dergahlarda vekiller bol bol tasavvuf sohbetleri yapacak. Seydamızı, saadatları anlatacak. Sohbet olunan yerde Saa-datların ruhaniyeti hazır olur. Sofilerde rabıtalı dinler. Rahmet zuhur eder. Rahmet muhabbeti, muhabbet amel işlemeyi, amel işlemek sofinin kurtuluşuna yakınlık derecesine vesiledir. Sohbet olmazsa amel olmaz. Bir vekilin sohbet yapması,- şeriatı anlatması için illa molla, alim olması şart değildir. Kitaplardan açıp okuyabilirsiniz.” Mübarek büyüğümüzün bu mübarek sözünden de anlaşılacağı gibi sohbet bütün güzel hallere ulaşmak için çok önemli bir metottur. Bir vasıtadır. Nihayetinde bizi Allah ın razı olduğu bir kul olmamıza vesile olacak olan en güzel emellere ruhen hazırlama yeridir. Muhabbetin ; sohbetin sahibi tarafından gönüllerimize ikram olarak lütfedildiği cennet bahçesidir. Günler boyunca günahlardan kararan kalbimizin ferasetli bir Hakk dostunun nazarı ile temizlendiği ve akümüzün yeniden şarz edildiği meclistir. “Sohbet, bir olmak, beraber olmaktır. Arkadaş, dost olmaktır. İrşad etmek, nasihat etmektir. Yani sohbet, ayrıca kalbin bir fiilidir ve kalpten kalbe irtibatı da sağlar.” Büyük veli Şah-ı Nakşibend k.s. diyor ki: “Bizim terbiye yolumuz sohbet üzere kuruludur. Hayırlar, Allah için salih insanlarla beraber olmadadır. Onlarla sohbete devam ede ede hakiki imana kavuşmak nasip olur.” Sahabeyi Kiram Efendimizin sohbete ile yüksek derecelere ermişlerdir. Ayrıca sohbet müekked bir sünnettir. Efendiler efendisinin müslümanlıkla şereflenen insanları yetiştirmek için bir usul olarak ortaya koyduğu bir kutlu birlikteliktir. Efendimizin sohbetinde bulunan ; “ nurlu nazarları altında oturan, kendisiyle aynı meclisi paylaşan, ona sevgiyle gönlünü açıp kalbini ilahi nurlarla dolduran ve şerefli sohbetlerine katılan müminlere “Sahabe” denmiştir.” “Allahu Tealâ’nın cemalini ve en büyük ayetlerini gören Peygamber gözleri de Ashab-ı Kiram’a nazar ettikçe, ashabın kalpleri açılmış, imanlarına iman katılmış, yakinleri artmış, vesvese kesilmiş, gönülleri sevgiyle dolmuştur. Yani Hz. Rasulullah’ın (A.S.) gönlü, ashabın gönlünü beslemiştir. Onun saadetli kalbi ashabın kalbine aksetmiştir. Efendimiz (A.S.) güzel haliyle ashabının batıni hallerini güzelleştirmiş, tatlı diliyle de zahiri işlerini düzenlemiştir.” Her şeyin O’ nun hatırına yaratıldı. Yaratılmışların en şereflisinin nazarında ve sohbetinde yetişen ashab da o derece büyüktü,Allah katında o derece yüksek makamları vardı. “ Gözle görmek kalbe öyle etki eder ki, bin haber, bir nazar kadar sonuç vermez. Onun için Efendimizi bir kere görenler, bin kere siret ve sahih hadis kitaplarını okuyanlardan daha çok bilgi ve sevgi sahibi olmuşlar.” Sohbetin hedefi Allah rızasını tahsildir. Bunun için buraya geldik. Bunun için birbirimize iyiliği emredip kötülükten sakındırıyoruz. Ve bunun için sohbet edip muhabbet eyliyoruz. “Sofiler bol bol sohbet yapın Saadatları anlatın. Sohbet insana muhabbet verir, sohbet insana amel yaptırır. Muhabbet olmazsa insan hiçbir şey yapamaz.” Böylece muhabbeti tahsil etmek için sohbete gelmişiz. “ Güzel olan sohbetin edebi ve hedefi güzeldir.” “Zaten sohbetteki hedef, sohbetine girilen kimsenin boyasıyla boyanmaktır.” Bakın kardeşler bu sohbetin bir sahibi vardır. Sohbet esnasında aramızda dolaşan sahip. Ruhaniyetleri ile her sohbeti şereflendiren nuraniler ,melekler bizi bir yerlere alıp götürmek ,içimizin boyasını kendi boyaları ile boyamak istiyorlar. Zaten biz kendi halimizden memnun olsaydık sohbete gelmezdik. Halimizden, amelimizden, muhabbetimizden belli ki memnun değiliz. Bizi kendine çekecek, kendi hali ile hallendirecek , kendi boyası ile boyayacak bu ulu kişinin sohbetine geldik. Teslim olalım. Buyur efendim bütün sanatını üzerimde göster. Kalbim ,ruhum, cesedim sana teslimdir. Hangi yöne çevirirsen çevir. Hangi boyaya boyamaz istersen boya. Bende beğenmediğin neyim varsa temizle! “Sohbetten gaye, Cenab-ı Mevlâ’nın rızasını tahsil, kalbin ihyası, ebediyyet yolunda gerekli bilgilere ulaşmak, güzel ahlâk ve edep yolunda mesafe kat etmek, terakki etmektir. Bir kimse maneviyat yolunda zikir gibi üzerine düşen vazifelerini yapmak kaydıyla tam bir ihlâs üzere manevi sohbetlere devam ettiğinde, kalbinde dünya ve hatta ukba sevgisi kalmaz, sadece ve sadece Yüce Mevlâ’nın has sevgisi yer alır ki, işte önemli olan budur; gaye budur. Evliyaullahın muhabbeti, insanı muhabbet-i Habib-i Kibriya’ya; Habib-i Kibriya’nın muhabbeti de Muhabbetullah’a, yani Allah’a vuslata götürür. Bu yolun temeli ise, kişinin zahirde ve batında sohbet üzere bulunmasıdır.” “Bir kurtuluşa ereni görmeyen kurtulamaz.” “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun!” (Tevbe, 119) İlahi kelamdan da anlaşılacağı gibi Allah ın bir emridir. Bu emre uyarak iyi , Salih, sadık , muttaki kullarla beraber olmanın ,ayni havayı teneffüs etmenin , onların yaptıklarını yapmanın , sözlerini dinlemenin bir yeridir sohbet. “(İnsanları) Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘ben müslümanlardanım’ diyenden kimin sözü daha güzel olabilir?” (Fussilet, 33) Sohbetin insanın ruhuna ,imanına ,ihlasına, ameline ,ahlakına sayısız faydaları vardır. Nakıs olanlar, kamil insanlara baka baka önce noksanlıklarını görürler. Sonra güzelin ne olduğunu öğrenirler. Peşinden iyiliği sever, iyi insan olmaya niyetlenirler. Güzel olan çeker, kuvvetli olan etkiler. İnsan fıtratı gördüğüne meyleder. İyileri gören kimsenin kalbinde iyi duygular yeşerir, kötülerle oturup kalkanın içinde ise kötülükler beslenir. “Kalpleri birbirine benzedi” (Bakara/118) ayeti de aynı fikri paylaşan ve aynı atmosferde yaşayan insanların benzer tavırlar sergilediğini göstermektedir. İnsan bir kimse ile beraber olmaya devam ederse, önce onun haline rıza gösterir, sonra onun tarafına meyleder, peşinden kendisini taklit eder. “Tasavvufta, kamil mürşidle sohbet, terbiyenin temelidir. Peygamber varisi olan kamil mürşidler, Hz. Rasulullah (A.S.) Efendimizin nazarla terbiye ilmine de varis olduklarından müridlerini sohbet ve nazar yoluyla terbiye ederler. Bu muttaki insanlara Allah tarafından özel bir nur verilmiştir. O nur ile yaşar, o nur ile bakarlar. Nur ve sevgi bütün vücutlarına yayılmıştır.” “ Kamil insanın meclisine katılan kimse, ilahi sevgi ve rahmetin altına girmiş olur. O rahmet ve nur kalbe girince kalp açılır, genişler, içine Allah sevgisi girer, kalbin katılığı gider. İnsanın aklı da bu nurdan nasiplenir; düşünür, iyiyi kötüyü kolayca anlar. Gönül güzel işlere koşar, kötülükten nefret etmeye başlar.”Velilerdeki nur ve feyiz her kalbe ilaçtır.” Şah-ı Nakşibend Hz.leri, sohbetin önemini şöyle ifade etmiştir: “Bizim tarikatımızın esası mürşidle sohbettir. Havette gizli şöhret arzusu, şöhrette afet vardır. Hayırlı olan iş, halkla Hak yolunda beraber olmaktır. Mürşidin sohbetine devam ede ede hakiki imana ulaşmak nasib olur.” (Cami) “ Sohbet vesilesiyle cemaat birbirinden görerek, yaşayarak, edep, erkân öğrenir. Dinî nezaket, sevgi, şefkat, hizmet, fedakârlık gibi olgun ahlâkî özellikleri içine sindirir. Kardeşlik duygusu pekişir.” Eğer bu sohbetler iyi değerlendirilirse, insanlar süflilikten kurtulur, yüksek derecelere kanat açarlar.Bir kimsenin kamil bir şeyhin yanında bulunmadan, onun sohbetlerinden bol bol yararlanmadan, meclisinde teneffüs edilen manevî havaya alışmadan ve orada yaşanan durumların manevî zevkini tatmadan olgun bir insan olması mümkün değildir. Bunun için mutlaka olgunluğa erişmiş ve manevî alanda yol almış muhterem bir zatın sohbetinde bulunmak, o sohbetin vereceği manevî zevki tatmak ve onun irşadından istifade etmek şarttır. Hayırlıdır bir asırlık gafilane ibadetten.” Kötülerle sohbet etmek cehennem çukurlarının kenarında dolaşmak gibidir. Cenab-ı Hak, “Sakın zalim ve günahkar kimselere yaklaşmayın, yoksa size de ateş dokunur.” (Hud/113) buyurarak, kötülerle aynı mecliste olmak bir yana, onlara yakın olmanın bile nasıl kötü sonuç vereceğine dikkat çekmiştir.. Hz. Rasulullah (A.S.): “İnsan arkadaşının dini ve gidişi üzeredir; bunun için herkes kiminle arkadaşlık ettiğine iyi baksın” (Tirmizî) buyurmuştur.
Bazıları sohbete geldikleri halde faydalanamazlar. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Kibirli insanlar ve kendisini kamil gören kimseler, salih insanların sohbet ve beraberliğinden istifade edemezler. Büyükler, “benlik bu yolda en büyük engeldir.” demişlerdir. Sohbete gelen insanlar bulundukları meclise güzel bir niyetle gelmelidirler. Sonra bulundukları meclisin en ednasının kendileri olduğunu bilmelidirler. Sohbete gelen kişi,sohbet eden dahil kendilerine bir paye biçer , büyüklük gösterirseler bu sohbetten bir fayda sağlayamazlar. Bazıları ise sohbete insanları imtihan etmek, tartışmak, münazarada bulunmak ,kendi ilmi derecesini göstermek için gelirler. Geldikleri gibi de giderler.
Sohbet edenleri bir arada bulunduran bir sürü ortak halleri vardır. “Sohbet için bir araya gelen topluluk, rastgele toplanmış, şuursuz, gayesiz, sıradan bir topluluk değildir. Aksine duygu ve düşünce birliği taşıyan, birbirlerinin sevinç ve kederlerine ortak olan, gözünü Allah rızasına dikmiş, yüce hedefli bir topluluktur.” “Ya senin kendisinde yok olacağın, ya da onun sende yok olacağı biri ile sohbet et. Ya da hem senin, hem de onun Allah’ da yok olacağınız biri ile sohbet et; ne sen kalasın, ne de o...” “Ruhlar, değişik sınıflara göre dizilmiş ordular gibidir. Ruhlar aleminde birbirleri ile tanışanlar (ortak özellikler taşıyanlar), dünyada kolayca tanışıp kaynaşırlar. Orada birbirlerine yabancı olanlar, burada da zıtlaşıp dururlar.” (Buharî, Müslim, Ebu Davud) Peygamberimizin bu güzel sözünden anlayacağımız üzere ,demek ki biz ezelde de beraberdik.
Sohbet vaazdan farklıdır. “ Sohbette sözlü eğitim ve öğretimin yanı sıra, hal eğitimi ve manevi yansıma da vardır. Kâmil insanların lafızları kadar nazarları ve halleri de son derece etkilidir. Sohbet vesilesiyle, onların ilâhi muhabbet ve marifetle dolu gönüllerinden ortaya çıkan üstün hal ve sıfatlar manen cemaate akseder. Çoğu zaman salikler bu tesiri lâtifelerinde açıkça hissederler. Böylece irşadın tesiri açıkça görülür.”
Sohbet meclisleri Cennet bahçesidir. “ Rabbül Alemin’in sohbetlere ayrı bir nazarı vardır. İslâm ahlâkını öğrenmek, birbirleriyle kardeşlik kurmak, ayrılığı, tefrikayı bertaraf etmek için biraraya gelip sohbet eden müminlere melekler dahi gıpta ederler.” “Allah’ın evlerinden birinde toplanıp Kur’an okuyan, ilim müzakere eden, zikirle meşgul olan bir topluluğun üzerine muhakkak ilahî sekinet iner, kendilerini rahmet kaplar, melekler etraflarını çepeçevre kuşatıp onlara dua ve istiğfar ederler. Allah onları melekleri yanında zikreder.” [Ebu Davud, Vitr, 14; İbnu Mace, Mukaddime, 17. ] hadisinden şu sonuçları çıkarır: “Müminlerin bir araya gelerek zikir yapmaları neticesinde, kalbde zikre karşı muhabbet uyanır, kalblerin nuru birbirine yansır, manevî şevk ve ilahî zevk hasıl olur. Ayrıca zikre devamlılık kolaylaşır. Çünkü bu meclislere katılanlar, birbirlerini Allah için seven, Allah için arkadaş olan ve Allah için bir araya gelen insanlardır. “Sohbet meclislerinde, hadis-i şeriften de anlaşılacağı gibi, akıl ile izah etmekte zorlanacağımız manevi işler cereyan eder. İnsan ruhunun ihtiyacı olan manevi gıdalar ikram edilir, kalpler huzur bulur. Meleklerin teşrif ettiği ruhanî bir meclis kurulmuş olur.” “ Günümüz hayat şartlarında sohbet meclisleri, insanın kendini bulacağı, hakikati soluklayacağı, ruhunu doyuracağı mana sofralarıdır. Bu meclislere mümkünse her gün, her hafta, hiç olmazsa ayda bir katılmak her müminin ihtiyacıdır.” Abdullah b. Revaha r.a. bazen arkadaşlarına: “Gelin, Allah için oturup meclis kuralım, bir saat imanımıza iman katalım.” derdi. Bunun ne demek olduğunu anlamayan bir sahabi, gidip durumu Hz. Peygamber’e anlattı. Efendimiz s.a.v: “Allah İbnu Revaha’ya rahmet etsin. O, meleklerin katıldığı ve övündüğü zikir meclislerini seviyor. Sizi ona davet ediyor.” (Ahmed) buyurdu.
Sohbet meclislerinde Allah ın hoşuna gitmeyen şeyler konuşulmaz. Sohbette dünya konuşulmaz, konuşulmamalıdır. Hatta ukbadan da bahsedilmez, siyaset, hayat pahalılığı gibi lüzumsuz işlerden bahsedilmez. Dedikodu, gıybet, malâyanilik gibi gayri meşru davranışlara asla yer verilmez, fırsat tanınmaz. “ Kötü sohbet, kötü arkadaş ve kötü çevre ile oluşur. Hedefi dünya menfaati ve boş heveslerdir. Bu beraberliğin, hedefi gibi edebi de bozuktur. Kötü sohbet, din ve dünyaya yaramayacak, boş ve nahoş konuşmalardan oluşur. O, helali bırakıp harama dalmaktır. Yalan, iftira, gıybet, alay ve dedikodudan zevk almaktır. İnsanların şeref ve namusunu zedeleyecek, kötü işlere özendirecek, güzel şeylerden nefret ettirecek bütün sözler kötü sohbettir. Bunu yapanlar kötü arkadaştır. Böyle sohbetlerin yapıldığı yerler kötü meclistir. Tevbe edilmezse böyle bir sohbet ve dostluğun sonu ahirette birbirine düşman olmak ve ebediyyen ağlamaktır. “
Sohbetten faydalanmak için edebe dikkat etmek gerekir. “Vusulsüzlüğümüz, usulsüzlüğümüzdendir” - Sohbet meclisine sırf Allah rızası için gitmek. - Gideceği meclisin hakikaten Allah’ın zikrinin yapıldığı, O’nun razı olduğu konuların ele alındığı sohbet meclisi olduğunu iyi araştırmak. - Kalbini Allah’tan gelecek rahmete açarak, meleklerin teşrif ettiği bir mecliste bulunduğundan kesin olarak emin olmak. -Hatalarından ve günahlarından Allah’a sığınarak, hiç kimsenin kendisi sebebi ile zarara uğramamasını samimi olarak Allah’tan istemek. -Konuşanın veya orada bulunanların hal ve hareketleri ile kalbini meşgul etmemek. - Dinin sahibinin Allah olduğunu, tebliğ ve irşad vazifesinin Resul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e verildiğini, O’na vekaleten bu vazifeyi takva imamlarının hakkıyla yaptığını kabul edip, bu meclislerde aslında konuşanın Rasulullah s.a.v. olduğunu veya O’nun vazifesini hakkı ile ifa eden takva imamları olduğunu düşünerek, meydana gelecek güzellikleri konuşana veya bir başkasına mal etmemek. -Öğrenmek istediği bir konu varsa, konuşma bittikten sonra müsait zamanı kollayarak edebe uygun olarak sormak. - Her sohbet meclisini bir tevbe vesilesi görüp, sohbet meclisinden ayrılmadan tekrar Allah’tan af dilemek.
Sonuç: Bir de Şeyh Eşref Ali Tanevî’yi (k.s) dinleyelim: “ Allah dostları ile yapılan sohbet kalbin hayatıdır. Din, böyle bir sohbetin feyzi ile güzel yaşanır. Kalp bu sohbetle uyanır. Gönül bu sohbetle huzura ulaşır. İnsan bu sohbetle halini değiştirir, ahlâkını güzelleştirir. Sohbet, mümin için günlük bir gıdadır. Onu devamlı almalıdır. Her gün olmazsa hiç değilse haftada veya ayda bir sohbete katılmalıdır. Bu da olmazsa, rehber insanların eserlerini okumalı, örnek hallerinden ibret almalıdır.”
Allah yaptığımız bu sohbetten hepimizi hakkıyla istifade edenlerden eylesin inşallah.
|
|
|